TRAFİK KAZALARINDAN DOĞAN TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Ülkemizde her yıl; sürücülere yeterli eğitim verilmemesi, yol ve motorlu araçlardaki aksaklıklar ve eksiklikler, trafikte keyif verici madde ve alkol kullanımı ile sürücülerin ve yayaların dikkatsizlikleri gibi sebepler neticesinde yaralanma veya ölümle sonuçlanan birçok trafik kazası vuku bulmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK ) tarafından yapılan araştırmalar neticesinde; yaklaşık olarak 2013 yılında 1 milyon 207 bin 354 adet, 2014 yılında 1 milyon 199 bin 10 adet, 2015 yılında ise 1 milyon 313 bin 359 adet trafik kazası meydana gelmiştir. İstatistiklerde de açıkça görüldüğü üzere, ülkemizde her yıl trafik kazalarında artış meydana gelmektedir. 2015 yılında trafik kazalarına neden olan unsurlar içerisinde sürücü kusurları; yüzde 89,3 oranıyla ilk sırada yer almaktadır.
Ülkemizde; trafikte yer alan her araç sahibinin Zorunlu Mali Trafik Sorumluluk Sigortası yaptırması zorunludur. Bu sigorta, sorumluluk sigortası kapsamında olmakla birlikte; Zorunlu Mali Trafik Sigortası bulunmayan araçlar, Karayolları Trafik Kanunu ( KTK ) gereğince trafikten men edilir. Bu sigortanın amacı; motorlu taşıtların karayollarında ve karayolu sayılan yerlerde, neden olduğu trafik kazalarında meydana gelen maddi hasarın kanunun öngördüğü sınırlar içerisinde karşılanmasıdır. Karayolları Trafik Kanunu’na göre; Zorunlu Mali Trafik Sorumluluk Sigortasını zorunlu olarak yaptırması gereken kişiler, işleten sıfatına sahip kişilerdir. Bu sigorta türü, yalnızca maddi zararları karşılar. Trafik kazası sonucunda meydana gelen zararın, Zorunlu Mali Trafik Sorumluluk Sigortası kapsamında karşılanması için bazı şartların varlığı aranmaktadır. Buna göre;
• Trafik kazası; Karayolları Trafik Kanunu’nun 2. Maddesinde belirtilen karayolu veya karayolu sayılan yerlerde meydana gelmelidir.
• Trafik kazası neticesinde ölüm, yaralanma veya maddi hasar meydana gelmelidir.
• Trafik kazası neticesinde meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağı bulunması gerekir.

Trafik kazalarında kusurlu olan tarafa ait aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında trafik sigortası bulunmasından dolayı; kusurlu olan taraf, açılan tazminat davalarında ortaya çıkan maddi zararlardan sigortalı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Ancak sigorta şirketinin tazmin edeceği miktarın limiti, sigorta poliçesinde gösterilen sınırı aşamaz. Sigorta şirketleri; çoğunlukla trafik kazalarından doğan maddi zararlarda sorumlu olmakla birlikte, manevi zararlardan sorumlu değildir. Ancak bu durumun aksi sigorta poliçesinde kararlaştırılabilir ve sigorta şirketi, trafik kazalarından doğan manevi zararlardan da sorumlu tutulabilir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 72 uyarınca; ‘’Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.’’ denilerek trafik kazalarından doğan tazminat yükümlülüğüne ilişkin talepler de zamanaşımı süresine tabii tutulmuştur.
Trafik kazaları neticesinde oluşan zarar sebebiyle aleyhinde tazminat davası açılabilecek kişiler, somut olay değerlendirilmek suretiyle belirlenir. Buna göre; kazaya sebebiyet veren sürücülere, İşletenler yani araç maliklerine, poliçe kapsamında sorumlu tutulması kaydıyla sigorta şirketlerine ve güvence hesabına karşı trafik kazaları neticesinde oluşan zarar sebebiyle tazminat davası açılabilir.

Stj. Av. Batuhan BELKAN

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *